ROBOTLAR DA ELLERİNİ YIKAMALI
1860’lı yıllarda Jules Verne’in Ay’a Yolculuk adlı kitabını okuyanların çoğu, anlatılanları muhtemelen hayal gücü yüksek bir yazarın fantezileri olarak değerlendirmiştir. Ancak bilim ve teknolojideki hızlı gelişmeler sayesinde, günümüzde artık en uç hayallerin bile bir gün gerçeğe dönüşebileceğini düşünmek zor değildir. Buna rağmen, on–on beş yıl sonra restoranların üretim ve servis alanlarında çok sayıda robotun çalışacağını söylemek bazılarına hâlâ abartılı bir öngörü gibi gelebilir. Oysa gıda servisi sektöründe robotların ayak sesleri şimdiden duyulmaya başlamıştır.
Amerika Birleşik Devletleri’nde kapınızı çalıp “pizzanızı getirdim” diyen teslimat robotları sokaklarda dolaşmaktadır. Kafelerde ve barlarda istediğiniz kahveyi ya da kokteyli hazırlayıp önünüze koyan robotlar da artık yadırganmamaktadır. Daha da ilginç gelişmeler restoranların mutfak bölümlerinde yaşanmaktadır. Mutfaklarda kesme, doğrama, soyma ve karıştırma gibi hazırlık işlemlerinin yanı sıra; pişirme, kızartma ve reçeteye uygun yemek hazırlama gibi ileri düzey mutfak faaliyetlerinde de robotlar kullanılmaya başlanmıştır.
ABD’de Nala adlı robot firmasının ürettiği robotlar, hamur açmadan başlayarak çeşitli pizzalar hazırlamakta; bunları fırınlayıp pişirdikten sonra dilimleyerek servise hazır hâle getirebilmektedir. Nala robotları saatte yaklaşık 50 pizza üretebilmekte; hazırlanan pizzaların görünümü, gramajı, pişme derecesi ve lezzeti her seferinde aynı olmaktadır. Firmanın diğer robotları ise bir salata barını yönetebilmekte, kaselerde çeşitli salatalar hazırlayabilmekte ya da bir kızartma istasyonunu tek başına çalıştırabilmektedir. Ayrıca farklı yemekleri pişirip hazırlayan ve çeşitli sandviçleri yapıp gerektiğinde ısıtarak servis edebilen robotlar da bulunmaktadır.
Yapay zekâ ile desteklenen bu robotların işlevlerinin giderek artacağı ve mutfaklarda daha da fonksiyonel hâle gelecekleri şimdiden öngörülebilmektedir. Nala firmasının bir diğer robotu, bulaşık makinesini bir insan kadar etkin kullanarak bulaşıkları hijyenik biçimde yıkayabilmektedir. Hazırlanan tabakları masalara servis eden, hatta restoran girişinde müşterileri karşılayıp selamlayan robotlar da artık kullanılmaktadır. Böylece robot üreticileri, insanlarla doğrudan temas eden robotlar geliştirerek toplumun robotlara alışma sürecini de başlatmışlardır.
Bir restorana girdiğinizde sizi karşılayan ve sizinle konuşan bir robot bugün için sevimli görünebilir. Ancak robotların giderek daha fazla işi üstlenmesinin, insan yaşamı ve istihdam üzerindeki olası etkileri konusunda yapılan değerlendirmelere de kulak vermek gerekir.
Robotların yiyecek ve içecek sektöründe kullanılmasını cazip kılan birçok neden vardır. Bu sektörde işçi maliyetleri yüksektir; yoğun sezonlarda personel bulmak zorlaşmakta, işten ayrılma ve iş değiştirme oranları artmaktadır. İş güvenliği, vardiyalı çalışma, fazla mesai, iş kazaları, personel eğitimi, iş disiplinine uyum ve nitelikli elemanı elde tutma gibi konular işletmeleri zorlamaktadır. Robotların kullanımı, insan kaynakları yönetimini kolaylaştıracak; çalışanların mutfaklarda rutin işler yerine daha fazla zihinsel beceri gerektiren görevlerde değerlendirilmesine imkân sağlayacaktır. Bu durum, işletmelerin daha verimli çalışmasına da katkı sunacaktır.
Robotlar işlerini hijyenik, hızlı ve hatasız şekilde yapabilmekte ve uzun saatler boyunca çalışabilmektedir. Günümüzde maliyetleri yüksek olsa da, teknolojinin hızlı gelişimiyle bu maliyetlerin düşeceği öngörülmektedir. Nitekim hâlihazırda ABD’de gıda endüstrisinde yaklaşık 90 bin robot kullanılmaktadır. Robot üretiminde biriken bilgi ve deneyim göz önüne alındığında, bu teknolojinin hızla yaygınlaşacağı ve gıda servisi sektöründe geniş bir kullanım alanı bulacağı açıktır.
Peki, mutfaklarda çalışan robotlar ellerini yıkayacak mı? Evet. Robotlar, ellerinin kirlendiği durumları algılayabilecek ve bu durumda işlerini durdurarak temizlik işlemini gerçekleştireceklerdir. Bu konuda insanlardan daha dikkatli ve disiplinli olacaklarını şimdiden tahmin etmek zor değildir.
Prof. Dr. Nezih Müftügil
Mart 2025

