ENDÜSTRİYEL GIDA ÜRÜNLERİNE HAKSIZLIK EDİLİYOR

Gıdaların sağlıkla ilişkisini açıklayan tartışma programları TV kanallarında sıklıkla yer alıyor. Bu programlarda aralarında Prof. Dr. Canan Karatay ve Yavuz Dizdar’ın da olduğu , sık görmeye alıştığımız bazı hekimler gıda-sağlık ilişkisini çeşitli yönleriyle açıklıyorlar. Bu kişiler bazen birbirinden çok zıt olan görüşlerini de hararetle savunuyorlar ve doğrusu kafalarımızı da karıştırabiliyorlar. Bu programlarda bazı konuşmacıların endüstriyel yani işlenmiş gıdalara karşı acımasız eleştirilerine de tanık oluyoruz. Bu kapsamda, işlenmiş gıda ürünlerinin zararlı olduğu iddia edilerek bunların tüketilmemesi tavsiye ediliyor. Gıdaların işlenmeden doğal halde tüketilmesini öneren bu hocalar bizlere yoğurt, peynir, ekmek gibi gıdaları evde yapmamızı salık veriyorlar. Endüstriyel yetiştirilen piliç ve yumurtayı yemememizi tavsiye edip konserve gıdalar, dondurulmuş gıdalar, hazır çorba ve hazır yemekler, meyve suları, endüstriyel süt ürünlerinin tüketilmesini sağlıklı bulmadıklarını ifade ediyorlar.

Bazı hocalarımızın ileri sürdüğü bu iddia tam olarak doğruyu yansıtmıyor. Evet, bazı işlenmiş ürünler fazla miktarda tuz, şeker ve katkı maddeleri içerebiliyor ve bunlar insanlarda obezite, diabet ve bazı başka rahatsızlıkları tetikleyebiliyor. Bununla birlikte, marketlerde gördüğümüz binlerce endüstriyel gıda maddesinin çoğu insan sağlığına hiç zarar vermeyecek şekilde hazırlanmış, güvenilir ürünlerdir. Dondurulmuş, konserve edilmiş, kurutulmuş, pastörize edilmiş binlerce ürün hiçbir katkı maddesi içermeyen, sadece ısıl işlem uygulanmış ürünlerdir. Yoğurt, meyve suyu ve birçok peynir çeşidinde de katkı maddesi bulunmaz. Aslında, gıdaların fabrikalarda işlenmesi ile gıda hammaddelerindeki bir çok mikrobiyal ve kimyasal zararlı maddeler elimine edilir ve gıdalar insan sağlığı için güvenilir hale getirilir. Bu nedenle, güvenilir firmaların ürettiği işlenmiş gıda ürünleri güvenli gıdalardır. Bu konuda dikkat edilmesi gereken gıdalar, güvenilirliği şüpheli, markasız olan firmalar tarafından üretilen, büyük market zincirlerine girmeyerek genellikle açık pazarlarda satılan gıda ürünleridir.

İnsanlara işlenmiş gıda ürünlerini kullanmamaları tavsiyesi uygulanabilir bir yaklaşım da değildir. Çoğumuz büyük şehirlerde yaşıyoruz ve yemek hazırlamak için kullandığımız zaman sınırlı. Bir çok kadının da artık ev dışında çalıştığı şehir yaşamında kaç hanede evde düzenli olarak yoğurt, peynir, ekmek, tarhana gibi gıdalar yapılabilir ve marketlerden işlenmiş gıda almadan bir yemek düzeni kurulabilir. Hızlı ve kolay hazırlanabilen, pratik, uygun miktarlarda satın alınabilen, fire vermeden kullanılabilen güvenilir gıdalar zaman tasarrufunun önem kazandığı günümüz yaşantısının vazgeçilmezidir. Bu nedenle, işlenmiş gıda ürünlerinin satıldığı marketlerin sayısının arttığını ve işlenmiş gıda çeşidinin de çoğaldığını görüyoruz. Çok değil on yıl kadar önce marketlerin süt ürünleri bölümünde birkaç farklı endüstriyel süt ürünü görürken günümüzde büyük bir marketin süt ürünleri reyonunda 20-25 farklı işlenmiş ürün bulunmaktadır. Tüm dünyada işlenmiş gıda endüstrisi önümüzdeki yıllarda da ürün çeşidini artırarak daha da gelişecek ve günlük yaşantımıza büyük kolaylık sağlamaya devam edecektir. Günümüzde, içine sağlığa yararlı vitamin, mineral, antioksidan gibi maddelerin ilave edildiği ve fonksiyonel gıda olarak tanımlanan gıda ürünleri önemli talep görmektedir. Bu kategoride olan probiyotik ürünler ülkemizde de ilgi görmektedir. Gıda endüstrisi önümüzdeki dönemde özel tercihleri olan insan gruplarına spesifik gıdalar geliştirerek yeni pazarlama segmentleri de yaratacaktır. Hayatımızı bu kadar kolaylaştıran ve sağlıklı beslenmemize katkı veren işlenmiş gıdalara bunları hiç tüketmeyin şeklinde eleştirel bakmak haksızlık oluyor.

Prof. Dr. Nezih MÜFTÜGİL
Şubat 2020

Print Friendly, PDF & Email